
Göz Makyajı
Bağışıklık sistemini güçlendirmenin 10 yolu
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çin Halk Cumhuriyeti... Kısa adıyla Çin... Asya kıtasının doğusunda ve Pasifik Okyanusu’nun batı kıyısında bulunuyor. Çin, yaklaşık 9.6 milyon kilometrekarelik yüzölçümüyle Asya’nın en büyük ülkesi; dünyanın ise Rusya ve Kanada’dan sonraki üçüncü büyük ülkesidir.
Çin toprakları, kuzeyde Mohe Nehri’nin kuzeyindeki Heilongjiang Nehri’nin orta noktasından (53 derece 30 dakika kuzey enlem), güneyde Nansha Takımadaları’nın en güney noktası olan Zengmuansha Kayalıkları’na uzanıyor. (4 derece kuzey enlem). Bu iki nokta arasında yaklaşık 49 derecelik enlem farkı var. Kuzey-güney doğrultusundaki genişlik, yaklaşık 5500 kilometredir. Çin sınırları, doğuda Heilingjiang Nehri ile Wusuli Nehri’nin kavuşma noktasından (135 derece 5 dakika doğu boylam), batıda Pamir Yaylası’na uzanıyor (73 derece 40 dakika doğu boylam). Bu iki nokta arasında da yaklaşık 60 derecelik boylam farkı söz konusu. Batı-Doğu doğrultusundaki genişlik, yaklaşık 5000 kilometre.
Çin'in kara sınırlarının uzunluğu yaklaşık 22.800 kilometredir. Ülke, doğuda Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, kuzeyde Moğolistan, kuzeydoğuda Rusya, kuzeybatıda Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan, batı ve güneybatıda Afganistan, Pakistan, Hindistan, Nepal ve Bhutan, güneyde de Myanmar, Laos ve Vietnam ile sınır komşusu. Doğu ve güneydoğuda ise Kore Cumhuriyeti, Japonya, Filipinler, Brunei, Malezya ve Endonezya ile deniz komşusu.
Başkent
Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Beijing’dir. Kısa adı, Jing... Kuzey Çin Ovası’nın kuzeybatı kenarında bulunan Beijing ilk döneminde Ji kenti olarak bilinmekteydi. Bahar-Sonbahar ve Savaşan Devletler Dönemi’nde Yan devletinin başkentiydi, Liao Hanedanı’nın ikinci başkentiydi ve Yanjing olarak adlandırılmıştı
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
En seksi haliyle Alessandra

Victoria's Secret'ın süper modellerinden olan ve dünyada iyi bir hayran kitlesiyle Brezilya'nın en ünlü modellerinden sayılan Alessandra Ambrosio, DT Magazine issimli dergiye kapak oldu.
Her yıl çarpıcı moda şovları düzenleyen ünlü iç giyim firması Victoria's Secret'ın meleklerinden olan Ambrosio, 2010 yılının bikini ve iç çamaşırlarını tanıttı. 'Kış buraya uğramadı' başlığıyla yapılan çekimleri DT dergisi, 'Kum, güneş ve Alessandra' sözleriyle okuyucuya tanıttı. Ambrosio, derginin iç sayfalarında da geniş yer ayrılan kapak çekimi sırasında çok eğlendiğini söyledi.
kaynak.
http://haber.ekolay.net/haber/65/665863/en+seksi+haliyle+alessandra.aspx
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İran'ın Şiraz kentinde işletmesini aldığı 200 yataklı oteli 2010 yılında hizmete açacak Dedeman, 30 yıllık İslam rejiminin otelcilik alanında ilk yabancı ve Türk markası oldu.
Antalya, Muğla ve Gaziantep'in de aralarında yer aldığı güney bölgesinden sorumlu bölge müdürü Tayfun Döşkaya, 2010 yılında Azerbaycan'ın başkenti Bakü ve İran'ın Şiraz kentinde iki otelin işletmesini üstleneceklerini söyledi.
Dedeman Otelcilik olarak İran'a girmenin büyük önem taşıdığını belirten Döşkaya, Şiraz'daki 200 yataklı otel için çok sayıda uluslararası markanın başvuruda bulunduğunu ve bir Türk markasının tercih edildiğini vurguladı. Uluslararası standartlardaki otelin gelecek yıl Mart ayında hizmete gireceğini dile getiren Döşkaya, Dedeman'ın İslam rejimindeki İran'a 30 yıl sonra giren ilk yabancı ve Türk otel teşebbüsü olacağına dikkati çekti. Döşkaya, şunları söyledi:
''30 yıl sonra ilk kez yabancı bir marka İran'a giriyor. Bu Türk markasıdır. Dedeman olarak orada olmamız çok önemli. Suriye'deki otellerimizin başarısı, yöneticilerimizin
YÖNETİM ANLAŞMASI
Dedeman Grubu'nun Türkiye ve dünyadaki 22 otelde 8 bin 987 yatak kapasitesine sahip olduğunu belirten Döşkaya, grup bünyesinde 3 bin çalışan bulunduğunu vurguladı. Beş yıl önce alınan stratejik kararla yönetim anlaşması modeliyle büyümeyi hedeflediklerini dile getiren Döşkaya, Dedeman'a isim hakkı vermek isteyen birçok işletme bulunduğunu söyledi.
Dünyadaki sayılı otellerin de aynı modelle büyüdüğünü ifade eden Döşkaya, ''Sadece ismimizi koyarak bilgi ve becerimizi pazarlıyoruz'' dedi. Dedeman'ın Türkiye'de yönetim anlaşması modelini uygulayan ilk zincir olduğuna dikkat çeken Döşkaya, yurt dışında 8 oteli aynı modelle işlettiklerini kaydetti.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
| Hamilelikte dövme ya da kalıcı makyaj yaptırılabilir mi? |
|
Derinin altına delikler açılarak çıkmayan bir boya maddesinin bu bölgelere işlenmesi ile yapılan dövme, kimileri için bir tutku. Duyguların bir çeşit dışa vurumu olan dövme, antik çağdan beri bilinen bir süsleme sanatı. Tüm dünyada da salgın bir hastalık gibi hızla yayılıyor. Üstelik yeni yöntemler sayesinde, uygulamanın kolaylaştığı dövme tekniğiyle yüze kalcı makyaj yaptıranların sayısı da oldukça yaygınlaşmaya başladı. Peki, ya hormonal dalgalanmaların yaşandığı hamilelik döneminde anne adayı bir anda dövme veya kaba makyaj yaptırmak istediğini belirtirse... 9 aylık hamilelik sürecinde bu tarz isteklerin ne kadar doğru olup olmadığına, Kadıköy Şifa Kaliteli Yaşam Polikliniği'nden Medikal Estetik Hekimi Dr. Yasemin Savaş ile Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yasemin Yakut'un anlattıklarıyla karar vereceksiniz! Üstelik bir dövme uzmanının ve dövme deneyimi yaşamış annelerin görüşleri de size bu konuda ışık tutacak.
Vücuttaki Değişimler Hamilelik, kadın fizyolojisinde yoğun endokrin aktivite nedeniyle, birçok fonksiyonel ve yapısal değişikliklerin yaşandığı bir dönemdir. Hamilelik esnasında vücutta fizyolojik olarak meydana gelen bu değişimler; ciltteki renk değişiklikleri (bazı bölgelerde cilt renginde koyulaşma), aşırı terleme, ciltte yağ salınımında artma ve yağlanma, kıl yapısında değişme ve kıllanmada artış, özellikle karın ve göğüslerde çatlaklar, varis, ödem gibi damarsal sorunlar, tırnakta değişim görülür. Ciltte meydana gelen bu değişimler nedeniyle kanamaya eğilimli, egzema, mantar ve enfeksiyonlara açık, alerjik reaksiyona yatkın durumdaki cilde yapılacak olan uygulamalar konusunda da dikkatli olunmalıdır. Çünkü hamilelik, ruhsal ve bedensel anlamda oldukça hassas bir dönemdir. ![]() Hamilelikte Dövme Sakıncalı Mı? Son yıllarda dövme ve kalıcı makyajın yoğun ilgi görmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte hamilelerde yapılmasının uygun olup olmayacağı konusu da gündeme geldi. Konuyu geçici dövme, kalıcı dövme ile kalıcı makyaj (mikropigmentasyon) uygulamaları açısından ele almak gerekir. Kalıcı dövme; deri tarafından tümüyle yok edilemeyen bir boyanın, özel bir teknikle alt deri tabakalarına kadar işlemesiyle oluşur. Alt deriye ulaşmak için kullanılan makine sayesinde yüksek devirle girip çıkan iğne düzeneği ile vücuda küçük delikler ve yarıklar açılır. Açılan bu delik ve yarıklara makine ile boya maddesi enjekte edilir. Genellikle boya maddesi olarak is kullanılır. İsle birlikte çivit, antimuan tozu, kavrulup dövülmüş kemik tozu, çeşıti bitki özleri, safran ve kına da kullanılabilir. İğne vuruşlarının yapıldığı yerden çok az da olsa bir miktar kan çıkar. Bu da kan yoluyla bulaşan hastalıklara zemin hazırlayacaktır. Başta Hepatit B ve C İle AIDS olmak üzere çok ciddi ölümcül hastalıklar ile uçuk ve tetanos bunlardan bazılarıdır. Bu risk sadece hamileler için değil, herkes için vardır. Ancak hamilelerde zaten artan hamilelik hormonlarına bağlı olarak sistemik bazı değişiklikler olur ve bunlara bağlı olarak da bazı komplikasyonlar daha sık görülebilir. Özellikle ağrı ve kanamalar ile deride meydana gelebilecek lokal enfeksiyonlar ve kullanılan boyaya karşı gelişen alerjik reaksiyonlar daha sık görülür. Dövme yapılan yerlerde, sarkoid, keloid, sedef, ışığa duyarlılık gibi çeşitli deri hastalıkları ve hatta selim veya habis tümör oluşumu bile çok nadir de olsa gelişebilir. Kullanılan boyaların karsinojenik (kansere neden olan virüs ya da kimyasal madde) olan maddeler içerdiğine dair çalışmalar mevcuttur. Kullanılan bazı boyaların genetik mutasyonlara, anne karnında bebekte doğumsal anomalilere yol açabileceği de bilinir. Bu nedenledir ki; hamilelik sürecinde kalıcı dövme yaptırılması önerilmez. kaynak. ekolay.net |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
|
|
|
Dost başa, düşman ayağa bakar. Bunu genellikle test etmişsinizdir. O halde bu kadar çok bakılan ayaklarınızı bakımlı ve güzel bir hale getirmek şart. Aslında ayaklara çok özen göstermeli. Çünkü bedenin bütün yükünü çeken ayaklardır. Bundan dolayı da birçok sorun ayaklarda baş gösteriyor. Öncelikle sağlıksız ayakkabılar ve çoraplar kadınlarda birçok ayak problemine neden olabiliyor. Modaya uymak adına giyilen dar ve sıkı ayakkabılar beraberinde birçok sorun getirebiliyor. Örneğin nasır, ayak tabanlarında, parmak uçlarında, parmakların yan tarafında ve avuç içlerinde görülebiliyor. Bazen sürtünme de nasır yapabiliyor. Eğer nasıra kötü bir ayakkabı neden oluyorsa, onu giymekte ısrar etmeyin. Temizliğe özen göstermek lazım. Pedikür sırasında kullanılan aletlerinizin steril olmasına mutlaka dikkat edin. Şunu unutmayın: Her şeyde olduğu gibi ayaklar için de çok güzel doğal çözümler bulunuyor. Ayağı rahat ettirin! Dar ayakkabıların meydana getirdiği basınç yüzünden parmak araları sertleşir ve deri zamanla kalınlaşır. O nedenle ayakkabıların yumuşak deriden olmasına önem gösterin. Ön kısımlarının geniş olmasına, ayağı rahat ettirmesine dikkat edin. Deri ayakkabıda ayağınızın hava alması sağlanır. Bu arada baştan tırnağa, saçtan ayağa kadar doğal bakım ve gençlik ve zayıflama formülleri için 0 216 349 44 22 no'lu telefondan bilgi alabilirsiniz. Öncelikle ayaklarınızı birçok rahatsızlıktan korumak için temiz tutmanız gerekiyor. Sentetik ya da yün çoraplar giymeyin. Mutlaka naylon çorap giymek zorunda olanlar, en azından ayaklarına daha sık bakım yapmalılar. En sağlıklısı pamuklu çorap giymektir. Ve her gün temiz çorap giymeye özen gösterin. Evde havlularınızı ve terliğinizi de başkasına giydirmeyin. |
Çayağacı yağı ile ayak mantarına çözüm
Ayak mantarı ve nasır sorunların başında geliyor. Özellikle parmak aralarında ve altında kaşıntı ile kendini gösteren bu hastalık, birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Bakteri, mantar gibi mikroorganizmalar ayakta koku da meydana getirir. Bir bayanın ayağının kokması hiç hoş
değildir. Mantar hastalığından muzdarip olanlar, şiddetli kaşıntı ile meydana gelen kaşıntıdan da acı çekerler. Hasta deri kızarır ve kabarcıklı bir görünüm oluşur. Size bu sorunlar için bazı bitkisel yollar önereceğim.
- Ayaklarınızda mantar sorunu var ise, çayağacı yağını aynısafa kremini ve İsveç şurubunu tavsiye etmek istiyorum. Ayaklarınızı sabunlu su ile yıkayın. Tırnaklarınızı fırçalayın. Bir pamuğa İsveç şurubunu, bir miktar dökün. Bütün ayaklarınızı bu karışım ile güzelce silin. Şurup kuruduktan sonra, aynısefa kremini uygulayın. (Bu kremi doğal ürün dükkanlarında bulabilirsiniz) 1 veya 2 aylık uygulamada olumlu sonuç yüzünüzü güldürecektir.
- Ayrıca ‘çay ağacı bitkisi’ olarak bilinen bitki de ayak mantarına iyi gelir. Çünkü virüs öldürücü özelliği vardır. 3 litre sıcak suya, 15 damla çay ağacı yağı ekleyin. Bu suya ayaklarınızı koyun ve bekleyin. 10 dakika sonra sudan çıkın. Ayağınız kurusun. Yarım saat sonra da bu yağı parmak aralarına sürün.
Nasırın çözümü soğanda!
Nasırın varlığı ve acısı insanı strese sokar. Onun için de bazı önlemler var: Soğan nasır için doğal ilaçlardan biridir. Önce 10 dakika sıcak suda ayağınızı bekletin. Bu işlemden sonra kağıt havlu ile iyice ıslaklığı kurulayın. Bir tencereye ilave ettiğiniz sirke içerisine bir soğan atın. Bu soğan özellikle kırmızı soğan olmalı. Kaynattığınız soğanı ezin ve nasırın üzerini kaplayın. O bölgeyi bir sargı bezi ile bağlayın. Nasır sökülene kadar, haftada iki kez bu uygulamayı yapın.
Ayrıca günümüzde artık bitki özlü kremler üretildi. Ayak için ‘dinlendirici ayak kremleri’ de çıktı. İçinde badem yağı, adaçayı ve biberiye gibi doğal bitkilerin ve gliserin ve mentol gibi maddelerin bulunduğu bu kremler kuruyan, aşınmış ve yorgun ayakların günlük bakımını sağlar. Bu krem yeni nasırların oluşumunu ve ayakların çatlamasını önlemeye de yardımcı olur. İçinde badem yağı ve gliserin olan kremler ise cildi yumuşatır ve nemlendirerek esnekliğini yeniden kazandırır. Adaçayı ve kekik yağını ayağınıza haftada bir veya iki kez sürebilirsiniz. Hoş olmayan kokuları önler bu tür doğal yağlar. Biberiye kremi ise dolaşımı hızlandırır.
Kayatuzu banyosu
Kimi zaman ayak derisi çok kurur ve kalınlaşır. Ölü deri sürülen yumuşatıcı kremleri ememez. Bu durumda ‘ayak peeling’i yapmalısınız. Her banyodan hemen sonra uygulanırsa sonuçlar daha iyi olur. İşte tarifi: 3 çorba kaşığı yulaf ezmesini, 2 çorba kaşığı mısır irmiğini, bir çorba kaşığı deniz tuzunu, 10 damla nane esans yağını ve 10 damla limon yağını bir kaba koyun. İçine yoğuracak kadar su ekleyin ve iyice kıvamlaşınca bu malzemeyi iki avucunuza alarak ayağınızın her tarafını iyice bu malzemeyle ile kaplayın. 5-10 dakika süren bir ovma ile bu sürdüğünüz malzeme ile masaj yapın. Sonra yine ova ova bu maskeyi çıkarın. 10 dakika bekleyin. Aynı işlemi yine yapın. Ayaklarınızı yıkayın ve nemlendirici sürün.
Nane yağı ve susam yağı ayaklar için idealdir. Tabii sadece mutlaka bir hastalık olması da gerekmiyor ayaklara özen göstermeniz için. Çok yürüyen ve sürekli uzun topuklu ayakkabı giyen kişilerin ayakları da özel bakım ister. Bir miktar ılık suyun içine nane yapı, susam yağı ve biraz pudra dökün. Ayaklarınızı, bacaklarınızı bu karışımla ovun. Kuru ciltler için harika bir
karışımdır. Kayatuzu banyosunu ayrıca ayaklarınız için her akşam yapabilirsiniz. 2 litre soğuk suya, 1 avuç dolusu ince kaya tuzu ekleyin ve ayaklarınızı bu suyun içinde 15 dakika bekletin.
Telefonla soru sorabilir veya bize mail yollayabilirsiniz. Telefonlarımız 24 saat açıktır.
Doğal güzellik ve sağlık sizinle olsun,
Doğal Ürün Uzmanı
Volkan Kurt
Mahmure.com yazarı
kaynak. ekolay.net
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Makyaj uygun bir zemin hazırlamak için öncelikle cilt türünüze uygun bir nemlendirici krem uygulayın. Cildiniz nemlendiriciyi emdikten sonra cilt renginize ve türünüze uygun fondöten ve pudra kullanarak kusurları gizleyin.

Göz Makyajı
Göz makyajı bakışlarınıza derinlik, gözlerinize parlaklık kazandırır. Doğru renkler ve yöntemler seçilerek yapılmış bir göz makyajı doğal göz renginizi vurgular ve güzelliğinizi ortaya çıkarır. Bu nedenle makyaj yapmak için vaktiniz olmasa bile sadece göz makyajı yapmak bakımlı ve ilgi çekici görünmenizi sağlar.
Göz makyajında birinci kural ten renginiz, gözlerinizin rengi ve giysilerinizin rengine uygun olanı seçmektir. Makyaja başlamadan önce hangi renklerde kıyafet giyeceğinizi belirlerseniz işiniz kolaylaşacaktır. En doğru renkleri bulmak için uygun olduğunuz zamanlarda denemeler yapabilirsiniz. Aynaya baktığınızda yüzünüze tazelik ve güzellik katan renkler sizin için doğru renklerdir.
Farlar göze biçim, derinlik verir. Toz farlar yağlı ciltler tarafından hemen emilir ve gün içerisinde hiç far sürmemiş gibi görünebilir. Her cilt tipi için en uygun far kompakt pudra şeklinde olan farlardır. Gün boyunca kalıcılık sağlar.
Göz kapaklarınıza far sürmek için ince fırçaları tercih edin. Dar alanda etkili sürüşler yapmak için küçük ve ince uçlu fırçalar idealdir. Göz kapağınızın ortasından başlayarak dışarı doğru ince bir tabaka far sürün. Gözleriniz birbirine yakın değilse burun ve gözlerinizin birleştiği yere far sürmemeye dikkat edin. Bu tür uygulama gözlerinizin birbirine çok yakın ve küçük görünmesine neden olur.
Far; gözlerinizin rengini bastırmamalı aksine ön plana çıkarmalıdır. Genel hatlarıyla açık renk gözlere koyu; koyu renk gözlere açık renk far sürmek gerekir. Çukur gözler için açık ve parlak renkli farlar; öne doğru çıkık gözler için koyu ve dumanlı tonlar tercih edebilirsiniz. Alt kirpiklerinizin üzerine ince bir hat şeklinde far sürmek bakışlarınıza derinlik kazandırır.
Gözlerinizin canlı ve büyük görünmesini istiyorsanız kaşlarınızın hemen altına parlak renkli ya da simli farlar uygulayabilirsiniz. Özellikle bu etkiyi yaratan farlar üretilmiştir ve küçük gözleriniz varsa makyaj çantanızda mutlaka bulundurmalısınız.
Gözlerinizi vurgulamanın en etkili yollarından biri alt ya da üst kirpiklere göz kalemi sürmektir. Düzgün göz kalemi sürebilmek tecrübe gerektirir. Eğer yeni kullanmaya başlamışsanız dirseğinizi bir yere dayayıp destek alın ve ellerinizin titremediğinden emin olduktan sonra göz kapağının ortasından dışa doğur; iç kısımdan ortaya doğru göz kalemi çekin.
Koyu renkli gözler için siyah ve kahverengi; açık renkli gözler için gri tonlar uyumlu görünecektir.
Rimel; gözlerinizi çerçeveler ve makyajın son adımıdır. Rimel sürerken üst kirpiklerinizi dipten başlayıp uca doğru boyayın. Güçlü etki yaratmak için rimeli birkaç kez üst üste uygulayın. Rimel sürmeden önce kirpik kıvırıcısı kullanmak kirpiklerinizin daha uzun ve kıvrık görünmesini sağlar.
http://kadin.tr.msn.com/guzellik/article.aspx?cp-documentid=150994532
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yeryüzündeki akıl almaz çukurlar






Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı